SANATSEVER PROFİLİ

Pinar yigitogullari

  • Albümler (0)
  • Blog (1)
  • Videolar (0)
  • Etkinlikler (0)

Kezban Arca Batibeki ve Feminizme Dair Söylemleri

Kezban Arca Batibeki ve Feminizme Dair Söylemleri

Bu başlığa 2 yorum yapılmış

Contemporary  İstanbul Fuarı henüz bitti. Ardından hem olumlu ,hem olumsuz yazılacak, söyelenecek,tartışılacak pek çok şeyle beraber.Elbette bu dünyanın her yerine,hemen hemen her fuarın ardından yapılabilir.Ben genel olarak Türkiyeli sanatseverin çağdaş sanata ilgisinin arttığını gözlemlediğim için memnunum,ama’larım da yok değil.

 

Fakat bugün paylaşmak istediğim fuar konusu değil.Ardından gelen bir söyleşi. Beni hem çok üzen hem de büyük hayal kırıklığına uğratan bir söyleşi okudum.Radikal’de severek takip ettiğim sevgili Ayşegül Sönmez’in Kezban Arca Batıbeki ile yaptığı röportaj,beni hem üzdü,hem de düşündürdü.Kendisinin  söyleşi boyunca sık sık tekrar ettiği iki konu özellikle dikkat çekici bu hususta.Biri Feminizm. Hem kendisinin,hem de babası Atıf Yılmaz’ın feminist  olduğunu söylüyor sık sık,diğeri de moda...

Sanatsal üretiminde kendinden yola çıktığını söyleyerek başladığı anlatımına,en iyi bildiği şehirli kadının (kendisi gibi),bütün gün birbirinin kuyusunu kazma eyleminden esinlenerek yaptığı’’ Da Vinci Code ‘’adlı eserini anlatarak devam ediyor.Kendisi en iyi bildiğinin şehirli kadın olduğunu zaten söylemişti ancak,genelde sanatçıların kadın konulu işlerinde ilham aldıkları köy,töre cinayeti gibi sosyal içerikli konuları da moda olarak değerlendirmiş.Ya  birileri bu konuları moda adına, daha çok satabilmek uğruna mı eserlerine konu ediyor olabilirler,ya da aslında kadının varoluşsal sorunu bir moda unsuru olabilecek kadar hafifledi mi?Ben açıkçası hem bunların cevabını duymayı çok isterdim hem de aslında ipek çorap,payetli don ve mümkün olduğu kadar çok bacak modasının da çok gerilerde kalmış olduğunu ve bunun ancak medya tarafından dikkate değer bulunabileceğini kendisine hatırlatmak isterdim.Elbette her kadın sanatçıdan, dünyanın hala hemen hemen her yerinde yaşanan,kadın sorunsalıyla ilgili eser üretmesini beklemeye hakkımız yok,ihtiyacımız da yok.Ancak bu kadar ciddi ve önemli bir sorunsalı ‘moda’ diye geçiştirmek hem büyük haksızlık,hem de bir sanatçı duyarlılığına sığmayan bir durum.

 

Bu söyleşinin devamında sayın Batibeki , Ayşegül Sönmez’in başka nelerin moda olduğunu düşünüyorsun sorusuna yanıt olarak verdiği cevap ise gerçekten çok büyük bir kırılma ve şok yaratcaktı ki,yazının başında yaşamış olduğum benzer psikoloji , bu şoku hafif atlatmama yaradı.Kürt ve gay olmak son zamanlarda çok modaymış sanatta.Hatta bir de penis gösterirseymiş sanatçı daha ne istermişiz!!.Evet aslında ben de sırf  bu sebepten dolayı 2002 yılında Taner Ceylan’ın resimlerine aşık olarak almıştım.Sanmayın ki sanatına hayrandım,sadece moda sensörlerim çok iyi çalışır,ilerde neyin moda olacağını o günden tespit etmiştim,hepsi bu...

 

Ne kadar üzülerek okudum bu yazıyı bilemezsiniz.Bugün bize,gençlere,sanatseverlere,kadına,erkeğe,kürte,türke memleketin en kuvvetli sanat üreten ailesinden gelip bu şekilde her şeyi ötekileştirerek,hem kendini feminist olarak sıfatlandıran,hem de  kendi içinde kadını ve kadının hayata karşı duruşunu  bile aşşağılayan bu sözleri bir sanat üreteninden duymak en son aklıma gelecek şeydi.Türkiyenin çok önemli bir döneminde hiç yakışık almayan bir tavır bu bir kadın sanatçı için.

Yaşadığım üzüntüyü bu yazılya sizlerle paylaşmak istedim.Umarım Kezban Hanım ,kendi esin kaynakları her ne olursa olsun, yaşamsal özleri sınırlandırılmış,örselenmiş,kavgası henüz bitmemiş ve belki çok uzun süreler bitemeyecek olan bu üç hassas konuya,daha anne sevgisi ve şevkatiyle yaklaşma olgunluğuna ererler, kaldı ki annelik bir kadının en kuvvetli ve özel  yanıdır,doğurmasına da ihtiyaç yoktur deneyimlemesi için.Kadın olmak,gay olmak ve Kürt olmak hala şevkatle ele almamız gereken ve pek çoğumuz için varoluş meselesi.Bunları moda diye kestirip atmak hiç yakışmıyor bir sanatçıya.

YORUMLAR

  • zeki demirbukuz'u biraz olsun anlayan biri böyle basite indirgemez bence. gaylar hep vardı ve belki de hep var olacak şimdi kendilerini biraz daha iyi ifade edebiliyorlardır belki bunda kötü bir taraf bulamadım ben. kürt sorununu da aynı şekilde popüler kültürün gelip geçiçi bir modasına indirgemiş sanki. bir sanatçının tavrından uzak bakışlar bunlar diye düşünüyorum...

    mehmet haşimi - 09.12.2009 - 00:37
  • aidiyet bir düzey meselesi tabi kimisi için herhangi bir şey olmak çok da önemli değildir bir dünya yurttaşıdır bir yerden sonra. ama birçoğumuz için kabul görmek son derece önemlidir. kabul görmek belki de en önemli en öncelikli ihtiyacı insanın günümüzde...

    mehmet haşimi - 09.12.2009 - 01:00
Yorum yazmak için sisteme üye girişi yapmanız gerekiyor.
Üye değilseniz kayıt olmak için tıklayın.